DEV PROJEYE İLK İMZA

Dikkat, yeni pencerede açar PDFYazdırE-posta

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, “Sevgi evlerimiz ve çocuk evlerimiz tamamlandığında önümüzdeki 5 yıl içerisinde yurtlarda ve yuvalarda çocuğumuz kalmayacak” dedi.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) ile Murat Akdoğan Eğitim, Sağlık, Kültür ve Toplumsal Dayanışma Vakfı arasında, kurumda yetişen çocukların yüksek öğrenim göreceği üniversite kurulması konusunda işbirliği protokolü imzalandı.

 

İmza töreninde konuşan Bakan Kavaf, SHÇEK Genel Müdürlüğünün, toplum adına, kimsesiz kalan ailelerin sosyal, ekonomik, psikolojik sorunları veya doğrudan ihmal ve istismarları nedeniyle korunma ihtiyacı duyan çocuklara, engellilere, yaşlılara ve kadınlara aile ortamı oluşturduğunu söyledi.

Kavaf, protokolle SHÇEK çatısı altında yetişen gençlerin bireysel ve mesleki gelişimine katkı sağlamak, Türkiye’nin temel ihtiyaçlarına yönelik nitelikli insan gücü yetiştirmek ve mezun olan gençlere istihdam imkanı sağlamak için gerekli çalışmaları yapmanın ana hedefleri olduğunu vurguladı.

Bakan Kavaf, “Devlet olarak problemlerin üstesinden gelmek adına yasal ve kurumsal altyapıyı hazırlamak ve yürütmekle sorumluyuz. Ancak gerek politikaların hazırlık safhasında, gerekse bunların uygulamaya konulması aşamasında sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün bizlere vereceği destek, bütünleyici ve olgunlaştırıcı bir rol oynamaktadır” diye konuştu.

Türkiye nüfusunun üçte birinin gençlerden oluştuğunu dile getiren Kavaf, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sahip olduğumuz genç ve dinamik nüfus, ülkemizin daha iyi bir gelecek oluşturmaya yönelik ana dayanaklarından biridir. Gençlerimiz, Türkiye’nin üretken, ekonomik atağa geçmiş, milli geliri artmış bir ülke konumuna gelebilmesi için ciddi bir fırsat penceresidir. Bu nedenle gençleri dikkate alan çalışmaların öncelikle eğitim ve istihdam alanlarında olması son derece önemlidir.”

·        YENİ ÇOCUK VE SEVGİ EVLERİ AÇILACAK-

 

Bakan Kavaf, korumaları altındaki çocukların sosyal hayatta daha etkin, aktif ve katılımcı birer vatandaş olmalarını sağlamak amacıyla onlara daha iyi yaşam koşulları sunmaya çalıştıklarını anlatarak, şunları kaydetti: “Bu çerçevede ‘Çocuk Evleri’ ve ‘Sevgi Evleri’ projelerimiz yeni hizmet anlayışımızın bir parçasıdır. Çocuk evi modelinde tercihen şehir merkezlerinde ve okullara yakın apartman dairelerinde 6 ya da 8 çocuğumuzun bir aile gibi yaşamasını sağlıyoruz. Bu yıl içinde 80 yeni çocuk evinin daha açılmasını planladık. Sevgi evleri projesine de hız verdik. 2010 yılında 11 sevgi evi sitesini daha hizmete açmış olacağız. Sevgi evlerimiz ve çocuk evlerimiz tamamlandığında önümüzdeki 5 yıl içerisinde yurtlarda ve yuvalarda çocuğumuz kalmayacak. Tüm çocuklarımızı evlere taşıyarak, toplumun diğer fertleri gibi o evin sorumluluğunun bir parçası olarak yaşar hale getireceğiz. Halen hizmet verdiğimiz yurt ve yuvalarımızın fiziki şartları da iyileştirilmiştir. Yurtlarımızın tamamına yakınında koğuş tipinden müstakil oda sistemine geçilmiştir.”

Yeni bakım ve hizmet modelinin çocuklar ve gençleri olumlu yönde etkilediğini dile getiren Kavaf, 2002’de kurum bünyesindeki gençlerin üniversite sınavlarında başarı oranı yüzde 31 iken, bu yıl yüzde 77’ye yükseldiğini kaydetti.

Bakan Kavaf, kuruluşlarında 18 yaşına kadar kalan çocukların bu yaş bitiminde hemen ayrılmadıklarını belirterek, orta öğretime devam eden çocukların 20, üniversiteye devam edenlerin ise 25 yaşına kadar koruma altında olduğunu, diğer çocukların da mesleki eğitime yönlendirildiğini söyledi.

Kurumlarının çatısı altındaki çocukları zararlı alışkanlıklardan korumak için önleyici ve koruyucu özel uygulamalar yaptıklarını anlatan Kavaf, ayrıca kuruluşlarındaki meslek elemanlarının çocukların aileleri ve yakın çevreleriyle de mesleki çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Kavaf, korumaları altında bulunan ve 18 yaşını dolduran 30 bin 896 gencin Ekim 2009 itibariyle kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirildiğini de sözlerine ekledi.

·        SHÇEK GENEL MÜDÜRÜ BARIŞ-

 

SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış da 5-6 yıllık süreç içerisinde yaklaşık 121 milyon lira olan kurum bütçesinin yüzde 1850 artarak, 2 milyar 374 milyon liraya çıktığını bildirdi. Barış, şöyle konuştu:

“Bakıma muhtaç yaşlılara, çocuklara, özürlülere ve kimsesiz çocuklara devlet olarak yardım etmiyoruz, onlara hak veriyoruz. Dolayısıyla kurumun görevi, hakkı olan insanları bulmak ve onlara bu hakları iade etmektir. Bunlardan birisi, 220 bin özürlüye kendi evlerinde bakım gerçekleştiren bir yakınına her ay devlet bir asgari ücret veriyor ve ayrıca en az 6 ayda bir o insanlarla devletin organları arasında bir bağ oluşturuluyor ve sosyal hizmet üretimi gerçekleştiriliyor.”

Yaklaşık 35 bin çocuğun öz ailesi yanında bakıldığını dile getiren Barış, bunun “kimsesizlerin kimsesi olma” mantığının bir örneği olduğunu ifade etti.

Barış, önceki yıllarda çocukların, yaşlıların ve özürlülerin bakımı için hem orta, hem de yüksek derecede destek elemanı yetiştirme konusunda Türkiye’nin yetersiz kaldığını belirterek, Bakan Kavaf’ın girişimleriyle şu anda destek elemanı yetiştiren 13 üniversite olduğunu kaydetti.

·        AKDOĞAN’IN ÇOCUKLUK HAYALİ-

 

Baymak Yönetim Kurulu Başkanı, Murat Akdoğan Eğitim, Sağlık, Kültür ve Toplumsal Dayanışma Vakfı Kurucusu ve Başkanı Murat Akdoğan da babasının uzun yıllar çocuk esirgeme kurumlarında öğretmenlik yaptığını, bu nedenle kendisinin de bir süre burada kaldığını belirterek, bu projenin çocukluk hayali olduğunu söyledi.

Akdoğan, üniversite kurma fikrinin, 18 yaşına kadar çocuk esirgeme kurumlarında kalan çocukların yüksek öğrenime devam edebilmesini sağlamak amacıyla oluştuğunu anlatarak, şöyle devam etti: “Sağlık Bilimleri Yüksekokulu ile başlayacağız ve bunu daha sonra fakülteleştireceğiz. Önümüzdeki yıl bu yüksekokul eğitime başlayacak. Böylece sosyal olarak da toplumun bazı sorunlarını çözeceğiz. Örneğin Türkiye’de down sendromlu çocuklar için bir yetiştirici, alzheimer hastalarına bakacak profesyonel insanlar yok. Toplumun ihtiyacı olan, ama bugün hala olmayan bölümlerin bu okul içerisinde olmasını sağlayacağız. Bu okulda çocuk esirgeme kurumlarında yetişen çocuklar da yüzde 100 burslu olarak yüksek öğrenim görecek.”

Zaman zaman basına çocuk esirgeme kurumlarında kalan çocuklarla ilgili olumsuz haberlerin yansıdığını anımsatan Akdoğan, bunun gerçeği yansıtmadığını ve kendilerini üzdüğünü söyledi.

Konuşmaların ardından Bakan Kavaf, İsmail Barış ve Murat Akdoğan işbirliği protokolünü imzaladı.